Renkler ve Zevkler

Renkler ve Zevkler

Uzun yıllardır, Türkiye'de ve yurt dışındaki ülkelerde birçok farklı markaya ait erkek hazır giyim koleksiyonunu inceledim (hala da devam ediyorum). Bunun yanında kumaş üreticilerinin de koleksiyonlarını inceledim ve bir şey dikkatimi çekti. Bu kumaş koleksiyonlarında pembesinden sarısına, turuncusundan fıstık yeşiline yün, ipek hatta mohairli kumaşlar var. Peki kim giyiyor bunları dersiniz ? Ama burası Türkiye, burada... dediğinizi duyar gibiyim ve katılmıyorum! Nedenini şöyle izah edeyim sizlere. Biz Ankara'daki mağazamızda bir çok kişiye kırmızı, turuncu, pembe tek ceketler sattık; dikkatinizi çekerim tek ceket. Aynı renklerin tek pantolonlarını da başka birileri aldı açıkcası. Bunlar takım elbise değildi, birbirinden bağımsız ürünler yani. Bizler, ürünü tek başına kullanmaya gelince normalmiş gibi yapıp aynı ürünü takım halinde kullanmaktan çekinen bir algı içinde boğuluyoruz aslında. Ben de dahil olmak üzere bu yazıyı okuyan kaçımız " fil dişi renk " ve ya " pastel pembe "bir takım elbise giymeyi düşündük. Giysek bile nerede değil mi ? Bu da önemli bir ayrıntı, giyim kültürü de burada başlıyor aslında. Hangi ürünü ve rengi nerede giymek gerektiği... En beğendiğim görsellerden birini buraya ekliyorum. Şimdi bu fotoğrafa biraz bakın ve kendinizi içinde düşünün. Hoşunuza gittiğini düşünüyorum. Ama almaya asla cesaret edemeyeceğiniz renklerden biri değil mi ? Emin olun siz cesaret ettiğiniz zaman herkes size bakacak. Çünkü onlar bunu giymeye henüz cesaret edemeyenler... Evet ben de her gün bu şekilde gezmiyorum, yeri geliyor canım giyinmek bile istemiyor bazen de mesleki deformasyona uğrayıp ucunu kaçırıyorum o zaman da fazla dikkat çekiyor tabi. Akşam arkadaşlarınızla şık bir restoranda yemeğe katılacaksınız oradan da " birer drink alalım hadi!" 'ler başlayacak tabiki. Bu arada takım elbise giyelim diye karar verdiniz ve seçim zamanı geldi. Çoğunuzun dolabının %80 hatta %90 lacivert, gri tonlarından oluştuğunu söyleyebilirim. Yanılmıyorum değil mi ? Trendler gerçekten çok hızlı değişiyor. Klasik hep klasik. Farklı renklere farklı tonlara ihtiyacımız var. Emin olun sadece kendimiz için değil, başkalarının göz zevki için de. Unutmayın ki kelebeğin bir kanat çırpması, okyanusta dalgalara bile sebep olur. Farklı olmaktan korkmayın, farklı olmaya çalışın! Sevgilerimle...
*Beni sosyal medyadan da takip etmek isterseniz instagram adresimi buraya bırakıyorum : @serdaryalcin_


Bu gönderiyi paylaşın


Yorum yapın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini unutmayın